Home / Oyun incelemeleri / Transistor – Oyun İncelemesi

Transistor – Oyun İncelemesi

Bastion’dan sonra geçen üç yılın ardından 2014 yılında Supergiant games’in sonraki oyunu Transistor yayınlandı. Supergiant games ikinci oyunuyla da yine bir çok ödülün sahibi oldu. Supergiant games’in ilk oyunu olan Bastion’nın incelemesine buradan ulaşabilirsiniz.

Transistor, izometrik kamera açısına sahip elle çizilmiş harika grafikleri ve eşsiz müzikleriyle yine harika bir oyun olmuş. Aradan geçen yıllar olmasına rağmen sıkılmadan oynanabilirliğini Bastion’da olduğu gibi devam ettiriyor. İlk oyunundan ayrılan kısmı ise hikayesi ve oynanışı oluyor. Sci-fi bir hikayeye sahip oyunun oynanışı oldukça farklı olduğu gibi bu sefer “Red” olarak tanıtılan bir kadın karakteri yönetiyoruz.

Ünlü bir şarkıcı olan Red, Process olarak bilinen robotlar tarafından Cloudbank’de saldırıya uğruyor. Nasılda güzel özetledim koca hikayeyi :). Oyunumuzda elimizde devasa bir kılıç ile process’e karşı savaşıyoruz. Kılıcımız Transistor olarak biliniyor ve karakterimiz ile ilk karşılaştığında onun sesini çalıyor. Bastion’da olduğu gibi oyun boyunca konuşmalar ve hikaye anlatımları devam ediyor.

Transistor oynanış

Hikaye anlatım odaklı olduğu için iyi derecede ingilizce şart. Fakat ingilizce bilmeyenler için bir türk arkadaşımız elinden geldiğince çevirisini yaparak büyük bir katkı sağlamış. İndirme linkini yazının en altında bulabilirsiniz.

Transistor de aksiyon sırasında zamanı dondurup yapacağınız hareketleri planlıyorsunuz. Karakterinizi haraket ettirmek ve yetenek kullanmak sizin “action” puanınızı tüketiyor. Bulunduğunuz noktadan ne kadar mesafe giderseniz ya da kullandığınız yeteneğe göre belli miktarda “action”puanı harcıyorsunuz. Sonrasında zamanı tekrar aktifleştirerek karakteriniz vermiş olduğunuz eğlemleri yapmasını izliyorsunuz. Bütün eğlemleri yaptığında puanlarınız bitiyor ve bir süre action puanınızın dolmasını bekliyorsunuz ki bu durumda düşmanlarınızın saldırılarından kaçmanız gerekiyor. Oyun mekaniği bu şekilde işliyor. Fakat bence oyunun en güzel tarafı bu değil. En güzel yanı ise tamamen sizin oynayış durumunuza göre bir yetenek düzeni oluşturmanız. Kombinasyon olasılığı o kadar çok ki bir süre durup sadece neyi nasıl kullanacağınızı düşünmek bile inanılmaz keyif eriyor.

Karakterimiz toplamda dört yetenek kullanabiliyor. Bu dört yeteneğin her birine ikişer pasif güçlendirme ekleyebiliyoruz. Ayrıca karakterimizinde dört adet pasif güçlendirmesi mevcut. Fakat en güzel yanı bu değil. Kullandığımız her yetenek hem bir pasif hem de aktif yetenek olabiliyor. İşi dahada zorlaştırmak içinde “hafıza” puanımız var. Her bir yeteneğin hafıza puanı farklı olduğundan bazen güçlü yeteneklerden feragat etmeniz gerekiyor. Yetenekleri oyunun ilerleyen bölümlerinde bazı ölmüş kişilerin ruhlarından topluyorsunuz.

Oyunda tabi ki yeteneklerinizi daha çok geliştirmek ve denemek için bir mekan yine mevcut. Ayrıca yine limitleyici adında bir özellik var ki düşmanlarınızı güçlendirerek aksiyonların sonrasında daha çok ödül kazanmanızı sağlıyor. Bu özellikler aynı şekilde Bastion oyununda da mevcuttu.

Transistor nasıl bir oyun? Alınır mı?

Yine müzikler ve grafikler harika hatta mükemmel. Seslendirmeler, sürükleyici hikaye de çok iyi. Hatta ben Transistor’ün hikayesini daha iyi, daha sürükleyici buldum. Ortamların değişikliği, mücadele ettiğiniz robotların farklılığı size her defasında farklı taktikler uygulamaya zorluyor. Hatta zamanı durdurduğunuzda uzun uzun düşünmeye yöneltiyor. Grafiklerin hiç bir zaman eskimeyeceği bir oyun olan Transistor’ü kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. İyi oyunlar.

Steam linki: Tıklayın

Türkçe dil dosyası: Tıklayın

Kimdir mkedi

Oyun dünyasının MMORPG severi. Bu diyarın büyük üstadı ve yazarı. Sormak istediğiniz her soruyu sıkılmadan bıkmadan yanıtlayan kişi.

Check Also

A Story About My Uncle İnceleme

Gone North Games tarafından geliştirilen oyun bir adventure yani macera oyunu. Kaybolan amca/dayısını bulmaya çalışan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ŞİMDİ YAYINDA!
TAKİPTE KALIN